Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mart, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Yolculuk

Herhalde bu sefer ki düşüm daha derinlerime olacak. Bu sefer hiç bilmediğim bir derinlere yolculuğum başlıyor Denizler altında bin fersah değil. Onbin fersah benimki

Yağmur damları/ Raindrops

hayat dediğimiz şey

hayat dediğin şey , Bir satranç tahtasıdır. Her yaptığımız hareketin Oyunun gidişatını değiştirir. Ondan dolayı hareketimizi yapmadan önce en az iki kez Düşünmeliyizdir. Taşlarımızı çok iy oynamalıyız . Ki oyunun sonunda kazanan olabilirim

kendini kaybetmiş denizci

Pusulasını kaybetmiş bir denizci gibiyim. Yıldızları okunmayı bilmeyen bir denizciyim ben. Bildiği sularda yönünü bulamayan biriyim Böyle bir denizciyle denizi açılır mı dersin? Kendimi koca okyanusta yönümü bulmaya çalışıyormuş gibi hissediyorum. Ama aslında o kadar uzakta değil. Halbuki Ege Denizindeyim. Kendimi kaybetmiş bir denizciyim ben.

Gözlerinin arkasındaki dünya

Senin o güzel gözlerinin Arkasında koca bir dünya gizleniyor. Sadece benim bilip ve gidebileceğim. Bir dünya, O güzel gözlerin bana bir şey anlatmak istiyor. O gözlerinin içine saatlerce bir türlü Bakıyorum ne diyor çözemiyorum. Acaba artık söyle şu uzun zamandır. Beklediğim cümleyi mi diyor? "Gözler ruhun aynasıdır" demişler. Ne kadar iyi demişler değil mi? Gözlerinin içindeki dünyaya girmemem için Gözlerimi kaçırı oldum Sebebi basit: O dünyaya girince insan oradan hiç ayrılmak istemiyor. Ama bir sebepten dolayı oradan çıkmam gerekiyor. Ve hepimizin bildiği dünyaya geri dönmek Zorunda kalıyorum.